
Türkiye, büyükşehir yasasıyla birlikte yerel yönetimde çok büyük bir değişim
yaşadı. İl sınırları belediye sınırı yapıldı, köyler ve beldeler kapatıldı. Milyonlarca
insan bir gecede “şehirli” sayıldı. Ama gerçekte köyler yerinde duruyor, insanlar
hâlâ köy hayatı yaşıyor. Değişen tek şey, köylerin kendi yönetiminin ortadan
kaldırılması oldu.
Bugün büyükşehir olan illerde köy var ama köy yönetimi yok. Eskiden köyün
bütçesi vardı, kararını kendi alırdı. Şimdi mahalle oldu; ne parası var, ne yetkisi var,
ne de söz hakkı var. En basit iş için bile ilçe belediyesine, büyükşehir belediyesine
gitmek gerekiyor. Bu da özellikle uzak köylerde yaşayan vatandaşlarımızı çaresiz
bırakıyor.
Daha önemlisi, bu yasa tarımı doğrudan zayıflattı. Köyler kâğıt üzerinde şehir
sayıldığı için çiftçi hayvan beslerken, ahır yaparken, üretim yaparken sürekli sorun
yaşamaya başladı. Birçok üretici desteklerden yararlanamıyor. Tarım arazileri
imara açılma baskısı altına giriyor. Bu gidişat Türkiye’nin gıda güvenliği için ciddi
bir tehlikedir.
Bugün geldiğimiz noktada tablo açıktır: Köylünün üretimi düşmüş, köy hayatı
zayıflamıştır.
Bu yüzden büyükşehir sistemi mutlaka yeniden düzenlenmelidir. Köylerin tüzel
kişiliği geri verilmelidir. Köylere kendi işlerini yapabilecek yetkiler tanınmalıdır.
Tarım ve hayvancılık güvence altına alınmalıdır. Çünkü Türkiye’nin kalkınması
betondan değil, tarımdan ve üreten köylüden geçer.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hamza Gürsel
Saadet Partisi Bursa İl Başkanı