DOLAR 45,4098 0.24%
EURO 53,5661 0.56%
ALTIN 6.874,790,87
BITCOIN 36397240.04596%
Bursa
17°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Açıklaması

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Açıklaması

    ABONE OL
    8 Mayıs 2026 15:57
    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Açıklaması
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    CHP BURSA MİLLETVEKİLİ ORHAN SARIBAL: “ÖZELLEŞTİRMELER ÜRETİMİ TASFİYE ETTİ, TÜRKİYE’Yİ SEFALETE SÜRÜKLEDİ”

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin Hanke Sefalet Endeksi’nde 178 ülke arasında üçüncü sırada yer almasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sefalet endeksinin yurttaşın ekonomiyi günlük yaşamında nasıl hissettiğini enflasyon, işsizlik ve faiz üzerinden görünür kılan önemli göstergelerden biri olduğunu söyledi. Sarıbal, iktidarın “ekonomik başarı” söylemiyle toplumun yaşadığı gerçekler arasında derin bir uçurum bulunduğunu belirterek, yüksek enflasyon, artan faizler ve gelir kayıplarının milyonlarca yurttaşın yaşam koşullarını ağırlaştırdığını ifade etti. Türkiye’nin sefalet endeksinde savaş ve siyasi kriz yaşayan ülkelerle aynı kategoride bulunmasının tesadüf olmadığını vurgulayan Sarıbal, “Bu tablo ekonomideki yapısal bozulmanın sonucudur. Güvenin kaybolduğu, kurumların zayıfladığı, üretimin tasfiye edildiği bir ekonomi modeli toplumda refah yaratamaz. İktidarın ekonomiyi toparlayacak politikası olmadığı gibi topluma verebileceği bir güven de kalmamıştır” dedi.

    Milletvekili Sarıbal, bu yapısal bozulmanın en temel nedenlerinden birinin son 24 yılda uygulanan özelleştirme politikaları olduğunu belirterek, AKP’nin ekonomi politikasının üretimden kopuş üzerine kurulduğunu söyledi. “Fabrikayı sattılar, üreticiyi yalnız bıraktılar, finans çevrelerini büyüttüler” diyen Sarıbal, özelleştirmelerin kamu maliyesini rahatlatmadığını, tersine Türkiye’yi üretimden uzaklaştırarak dışa bağımlı hale getirdiğini vurguladı. AKP iktidarı döneminde yaklaşık 70 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığını hatırlatan Sarıbal, buna rağmen kamu harcamalarının azalmadığını söyledi.

    ŞEKER FABRİKALARI ÖRNEĞİ: ÜRETİM ZİNCİRİ PARÇALANDI

    Özelleştirmelerin tarımdaki etkisine dikkati çeken Sarıbal, en somut örneklerden birinin şeker fabrikaları olduğunu söyledi. Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait 25 fabrikanın 10’unun 2018’de özelleştirildiğini anımsatan Sarıbal, “Bugün ülkede faaliyet gösteren 32 şeker fabrikasının yalnızca 14’ü kamuda kaldı. 2002’de kamunun şeker üretimindeki payı yüzde 74’tü. Bugün bu oran yüzde 36’ya düştü. Boşalan alanı özel sektör ve nişasta bazlı şeker lobileri doldurdu. Bugün nişasta bazlı şeker üretimi 5 özel şirketin elinde. Bu mülkiyet değişiminin yanında gıda egemenliğinin el değiştirmesidir. Pancarın yaprağı, posası, besiciliğin temel girdilerinden biridir. Pancar üretimi et ve süt üretimini de doğrudan etkiler. Yani şeker fabrikasını satmak, bir üretim zincirini kırmaktır. Bugün bunun sonuçlarını sahada görüyoruz.1953’ten beri üretim yapan, kentin belleği olan, çiftçinin alın terini işleyen 73 yıllık Adapazarı Şeker Fabrikası el değiştirdi. Kota hakkı Sakarya’dan alındı, Niğde’ye taşındı. Şimdi Sakarya çiftçisinin ürettiği 158 bin ton pancar, tam 650 kilometre uzağa taşınarak işlenecek. Üretimi yerinden koparmak, çiftçiyi lojistik maliyetlere mahkum etmek, bölgesel ekonomiyi çökertmektir” ifadelerini kullandı.

    ÇÖZÜM ÜRETİM ODAKLI, PLANLI VE KAMUCU BİR KALKINMA MODELİNDE

    Milletvekili Orhan Sarıbal, tarımsal kamu iktisadi teşebbüslerinde yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının tarımda kamusal üretim ve piyasa düzenleme kapasitesini zayıflattığını belirterek, bunun hem üretici hem de tüketici aleyhine sonuçlar doğurduğunu söyledi. Sarıbal, gübre üretimi ve temininde kritik öneme sahip TÜGSAŞ ve İGSAŞ’ın elden çıkarıldığını ya da işlevsiz hale getirildiğini hatırlattı. Tohum üretimi ve damızlık temininde stratejik rol üstlenen TİGEM’in ise kısmi özelleştirmeler ve uzun süreli kiralama

    politikalarıyla asli kapasitesinden uzaklaştırıldığını söyledi. Sarıbal, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasa düzenleyici temel işlevlerinin daraltıldığını belirterek, kurumun uzmanlık alanı dışındaki ürünlerde müdahaleye yönlendirilmesinin piyasa aktörlerine yeni kazanç alanları açtığını ifade etti. TEKEL’in tütün ve alkollü içki bölümlerinin düşük bedellerle yabancı sermayeye devredildiğini hatırlatan Sarıbal, bu süreçle birlikte üreticinin kamusal güvenceden mahrum bırakıldığını söyledi. Ekonomik bağımsızlığın stratejik alanlarda kamusal varlığın korunmasıyla mümkün olduğunu belirten Sarıbal, “Özelleştirmeyi başarı hikayesi diye sunan anlayış, ülkeyi üretimden koparıp finansman bağımlılığına sürükledi. Çiftçi ürününü maliyetine bile satamaz hale gelirken, tüketici de gıdaya daha yüksek bedeller ödemek zorunda kalıyor. Bugün ihtiyaç duyulan şey; üretimi, planlamayı ve kamucu kalkınma anlayışını yeniden inşa etmektir” ifadelerini kullandı.

      En az 10 karakter gerekli


      HIZLI YORUM YAP

      SON DAKİKA HABERLERİ