DOLAR 43,8377 0.16%
EURO 51,7041 0.16%
ALTIN 7.182,082,07
BITCOIN 30079461.94716%
Bursa

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

    Memurun Özel Hayatı Disiplin Sopası Olamaz

    Memurun Özel Hayatı Disiplin Sopası Olamaz

    ABONE OL
    21 Şubat 2026 11:25
    Memurun Özel Hayatı Disiplin Sopası Olamaz
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Somut zarar yoksa soruşturma da olamaz

    Hür-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu yazılı bir açıklama yaparak, kamu görevlilerinin özel hayatlarına yönelik keyfî disiplin soruşturmalarına sert tepki gösterdi.

    Disiplin hukuku özel hayatı değil, kamu düzenini korur

    Sendikamıza ulaşan bilgilere göre bazı kamu idareleri, memurların tamamen özel yaşam alanında gerçekleşen fiillerini gerekçe göstererek “hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak davranış” iddiasıyla disiplin soruşturması başlatmakta, idari cezalar vermekte ve görev yeri değişiklikleri uygulamaktadır.

    Disiplin hukuku; idarenin iç düzenini ve kamu hizmetinin sağlıklı yürütülmesini korumak amacıyla vardır. Memurun özel yaşamına ilişkin bir fiilin disiplin hukukuna konu edilebilmesi için, kamu hizmetini somut ve ölçülebilir biçimde olumsuz etkilediğinin açıkça ortaya konulması gerekir. Aksi hâlde yapılan işlem, özel hayata müdahale niteliğindedir.

    Anayasa Mahkemesi: Somut etki ortaya konulmalı

    Anayasa Mahkemesinin 2014/167 sayılı bireysel başvuru kararında; disiplin işlemlerinde özel hayata ilişkin eylemlerin mesleki hayata ve kurum işleyişine etkisinin somut, ikna edici ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde ortaya konulması gerektiği açıkça vurgulanmıştır.

    Anayasa’nın 20. maddesi uyarınca herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Bu hak, kamu görevlileri için de tartışmasız bir anayasal güvencedir.

    Keyfî soruşturmalar kamu kaynaklarını da israf ediyor

    Somut bir zarar, kamu hizmetine etkisi ya da kurum düzenini bozucu bir sonuç ortaya konulmadan başlatılan soruşturmalar; hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi kamu kaynaklarının gereksiz kullanımına da yol açmaktadır. Müfettiş ve muhakkik kapasitesinin gerçek ihtiyaç alanlarına yönlendirilmesi gerekirken, özel hayat alanına müdahale niteliği taşıyan işlemlerle idari süreçler gereksiz yere meşgul edilmektedir.

    Ön inceleme yapılmadan soruşturma açılmamalı

    HÜR-SEN olarak açık çağrımızdır:

    -Özel hayata ilişkin fiillerin mesleki hayata etkisi somut biçimde ortaya konulmalıdır.

    -Kurum işleyişine yönelik gerçek ve ölçülebilir bir risk bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

    -Memurun sicili ve geçmiş hizmet durumu dikkate alınarak ölçülülük ilkesi titizlikle gözetilmelidir.

    Bu unsurlar ortaya konulmadan başlatılan disiplin süreçleri, Anayasa ile güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlalidir.

    Kamu idarelerini; hukuka, ölçülülük ilkesine ve temel haklara uygun davranmaya davet ediyoruz. Memurların özel hayatına yönelik keyfî müdahalelere karşı hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

      En az 10 karakter gerekli


      HIZLI YORUM YAP

      SON DAKİKA HABERLERİ