Yeni Makine Mevzuatı için Zaman Daralıyor

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI BURSA ŞUBESİ OLASI RİSKLERE DAİR KOMİSYON RAPORU 1. MESELE SADECE BİR ÇEVİRİ MESELESİ DEĞİLDİR! Yeni Makine Direktifi’nin Türkçe olarak erişilebilir, anlaşılabilir ve ulusal uygulama mekanizmalarıyla birlikte ele alınması, üreticilerin yeni yükümlülükleri zamanında anlayabilmeleri açısından kritik önem taşımaktadır. Makine üreticisinin;  hangi makinelerin yeni sınıflandırmaya girdiğini,  hangi ürünlerde uygunluk değerlendirmesinin nasıl yapılacağını,  hangi durumlarda üçüncü taraf değerlendirmesine ihtiyaç duyulacağını,  teknik dosyada hangi yeni kanıtların bulunması gerektiğini,  risk değerlendirmesinin hangi yeni tehlikeleri kapsaması gerektiğini,  yapay zeka ve yazılım fonksiyonlarının nasıl değerlendirileceğini,  siber güvenlik açısından hangi gerekliliklerin uygulanacağını,  dijital kullanım talimatları ve dijital uygunluk beyanlarının hangi koşullarda kullanılabileceğini,  makinenin yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkabilecek yeni risklerin nasıl yönetileceğini açık ve doğru biçimde bilmesi gerekmektedir. Bunların zamanında açıklığa kavuşturulmaması, özellikle küçük ve orta ölçekli makine üreticileri açısından ciddi bir uyum riski oluşturabilir. 2. TEKNİK RİSKLER OLUŞMADAN ÖNLENMELİDİR! Yeni Makine Direktifi, eski direktifin basit bir revizyonu değildir. Yeni düzenleme; makine güvenliği açısından özellikle dijitalleşme, bağlantılı makineler, yazılım, yapay zeka ve siber güvenlik gibi daha önce direktifte bulunmayan alanları dikkate almaktadır. Avrupa Komisyonu da yeni düzenlemenin;  Yapay zeka destekli güvenlik fonksiyonlarını,  siber güvenliği,  güvenlikle ilişkili yazılım ve kontrol sistemlerini,  yüksek risk taşıyan makineler için uygunluk değerlendirmesini,  dijital kullanım talimatlarını düzenleme kapsamına aldığını açıkça belirtmektedir. Bu nedenle Türkiye'deki üreticilerin karşılaşabileceği teknik riskler arasında özellikle şunlar bulunmaktadır: 2.1. Yanlış risk değerlendirmesi riski 2006/42/AT döneminde hazırlanmış bir risk değerlendirmesinin, yeni mevzuatın bütün gerekliliklerini otomatik olarak karşıladığı kabul edilemez. Özellikle; yazılım → kontrol sistemi → güvenlik fonksiyonu → sensör → haberleşme → yapay zeka → makinenin güvenli davranışı arasındaki ilişki yeniden değerlendirilmelidir. TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI BURSA ŞUBESİ OLASI RİSKLERE DAİR KOMİSYON RAPORU 2/4 Yeni direktif, risk değerlendirmesinin öngörülebilir kullanıcı etkileşimlerini ve makul ölçüde öngörülebilir yanlış kullanımları da kapsamasını açıkça şart koşmaktadır. Yapay zeka sistemleri söz konusu olduğunda bu gereklilik, klasik yaklaşımlarla karşılanamayacak kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. 2.2. Yazılım kaynaklı güvenlik riskleri Günümüz makinelerinde güvenlik artık yalnızca mekanik koruyucular, limit sınırlayıcılar veya acil durdurma butonlarından ibaret değildir. Güvenlik fonksiyonunun önemli bir bölümü; Programlanabilir Mantıksal Denetleyiciler ( PLC veya safety PLC), yazılımlar, algılayıcılar ile sağlanmakta haberleşme protokolleri, ağ bağlantıları veya uzaktan erişim sistemleri ile yönetilebilmektedir. Dolayısıyla teknik dosyanın yalnızca mekanik ve elektriksel tasarımı göstermesi yeterli olmayacak; güvenlikle ilgili yazılım ve kontrol sistemlerinin de doğrulanabilir bir kanıt zinciri içerisinde ele alınması gerekecektir. 2.3. Siber güvenlik riski Bir makine internete veya endüstriyel ağa bağlandığında, güvenlik konusu artık yalnızca fiziksel tehlikelerden ibaret değildir. Örneğin; yetkisiz erişim → kontrol parametresinin değiştirilmesi → güvenlik fonksiyonunun etkisizleşmesi → tehlikeli hareket şeklinde yeni bir risk zinciri ortaya çıkabilir. Yeni direktif, makinenin diğer cihazlarla bağlantısının tehlikeli duruma yol açmamasını, güvenlikle ilgili yazılım ve verilerin kasıtlı veya kasıtsız bozulmaya karşı korunmasını ve yazılım müdahalelerine ilişkin kanıtların kayıt altına alınmasını şart koşmaktadır. Bu düzenleme, "bozulmaya karşı koruma" yükümlülüğünü makine emniyetinin ayrılmaz bir parçası haline getirmektedir. Bu nedenle makine üreticilerinin siber güvenlik konusunda da yeni teknik bilgi ve altyapıya ihtiyaç duyması söz konusu olacaktır. 2.4. Yapay zekâ kaynaklı riskler Özellikle; görüntü işleyen (nesne tanıma, insan algılama), otonom hareket eden, otomatik yönlendirilen ve yapay zeka tabanlı güvenlik fonksiyonları kullanan makinelerde, algoritmanın beklenmeyen durumda nasıl davranacağı teknik olarak değerlendirilmelidir. Bu makinelerde “yapay zekâ vardır/yoktur” şeklindeki basit bir yaklaşım yerine, yapay zekânın güvenlik üzerine etkisi değerlendirilmelidir. Örneğin, yeni direktifin Ek I A bölümü, aşağıdaki kategorileri üçüncü taraf onaylanmış kuruluş tarafından uygunluk değerlendirmesi zorunlu olan yüksek riskli makineler olarak sıralamakta; 1. Sökülebilir mekanik güç aktarma tertibatları ve bunların koruyucuları; 2. Sökülebilir mekanik güç aktarma tertibatlarının koruyucuları; TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI BURSA ŞUBESİ OLASI RİSKLERE DAİR KOMİSYON RAPORU 3/4 3. Araç kaldırma platformları; 4. Portatif mühimmatla çalışan tespit tabancaları ve diğer darbe makineleri; 5. Güvenlik fonksiyonlarını yerine getiren, tamamen veya kısmen kendi kendine gelişen davranış sergileyen makine öğrenmesi yöntemlerini kullanan güvenlik bileşenleri; 6. Güvenlik fonksiyonlarını yerine getiren, tamamen veya kısmen kendi kendine gelişen davranış sergileyen makine öğrenmesi yöntemlerini kullanan ve ayrı olarak piyasaya arz edilmeyen gömülü sistemlere sahip makineler; Bu nedenle de, yapay destekli güvenlik fonksiyonlarının üreticinin kendi kendine beyanıyla uygunluk kazanması artık mümkün değildir. Bu tür ürünler için onaylanmış kuruluş denetimi zorunludur. 3. ÜRETİCİLERİN KARŞISINA İLAVE MALİYETLER ÇIKABİLİR! Yeni mevzuata uyum yalnızca doküman değişikliği değildir. Üreticilerin aşağıdaki alanlarda ilave maliyetlerle karşılaşması mümkündür:  yeniden risk değerlendirmesi,  teknik dosyanın revizyonu,  yeni testler,  güvenlik fonksiyonlarının doğrulanması,  yazılım doğrulaması,  siber güvenlik çalışmaları,  yapay zekâ kullanılan sistemlerin değerlendirilmesi,  yeni standartların takip edilmesi,  personel eğitimi,  dış uzmanlık hizmetleri,  laboratuvar ve test maliyetleri,  uygunluk değerlendirme maliyetleri,  teknik dokümantasyonun yeniden hazırlanması. Özellikle KOBİ niteliğindeki makine imalatçıları açısından bu maliyetlerin önemli bir yük oluşturma ihtimali bulunmaktadır. Burada temel sorun maliyetin ortaya çıkması değil; maliyet ve teknik gerekliliklerin üreticiye yeterli hazırlık süresi verilmeden ortaya çıkmasıdır. 4. İHRACATÇI ÜRETİCİLER İN TEDARİK SÜREÇLERİ TEHLİKE ALTINDADIR! Türkiye'nin makine sanayisinin önemli bir bölümü Avrupa Birliği ile doğrudan veya dolaylı ticari ilişki içerisindedir. Dolayısıyla Avrupa Birliği'ndeki yeni düzenleme, Türkiye'deki üreticiler açısından yalnızca teorik bir Avrupa mevzuatı konusu değildir. Üretici açısından; Türkiye'de üretim → CE uygunluğu → Piyasaya Arz → müşteri kabulü → teknik dosya → uygunluk değerlendirmesi zincirinin tamamını etkileyebilecek bir değişiklik söz konusudur. TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI BURSA ŞUBESİ OLASI RİSKLERE DAİR KOMİSYON RAPORU 4/4 Türkiye'nin yeni mevzuat altyapısını zamanında oluşturamaması durumunda, üreticiler Avrupa Birliği'ndeki yeni şartları doğrudan takip etmek ve kendi imkânlarıyla yorumlamak zorunda kalabilir. Bu durum özellikle küçük üreticiler arasında mevzuat uygulamasında farklı yorumların oluşmasına neden olabilir. 5. SOSYO-EKONOMİK ETKİ GÖZ ÖNÜNE ALINMALIDIR! Konu yalnızca makine üreticisinin maliyeti değildir. Makine sanayisi; mühendislik, imalat, otomasyon, elektrik-elektronik, yazılım, test ve ölçüm, belgelendirme, danışmanlık, eğitim, bakım ve servis gibi çok sayıda sektörü doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen bir sanayi koludur. Bu nedenle yeni mevzuata geçişte oluşabilecek belirsizlik; üretici → tedarikçi → çalışan → test/laboratuvar → belgelendirme → ihracatçı → son kullanıcı zincirinin tamamına yansıyabilir. Özellikle KOBİ'lerin yeni gerekliliklere uyum sağlayamaması;  rekabet gücünün azalması,  ilave yatırım ihtiyacı,  bazı ürünlerin pazara arzında gecikme,  ihracat süreçlerinde belirsizlik,  nitelikli personel ihtiyacının artması gibi sonuçlar doğurabilir. 6. İŞÇİ SAĞILI VE İŞ GÜVENLİĞİ ETKİLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR! Konunun diğer ve belki de en önemli boyutu ise insan güvenliğidir. Burada temel amaç; makinenin tasarımından kullanımına kadar insan sağlığını ve güvenliğini korunmasıdır. Yeni teknolojilerin makinelerde daha fazla kullanılmaya başlamasıyla birlikte güvenlik yaklaşımının da buna paralel olarak geliştirilmesi gerekmektedir. Özellikle görüntü işleyen (nesne tanıma, insan algılama), otonom hareket eden, otomatik yönlendirilen ve yapay zeka tabanlı güvenlik fonksiyonları kullanan makineler açısından klasik risk değerlendirmesinin ötesine geçilmesi gerekmektedir.
Benzer Videolar