Gelirde Adalet Olmadan Toplumda Huzur Sağlanmaz

Yurtsever, Ekonomik büyüme, ancak toplumun tüm kesimlerinin refahını artırdığı ölçüde

anlamlıdır. Üretilen zenginliğin adil paylaşılmadığı, emeğin karşılığını bulmadığı

ve milyonlarca insanın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiği bir düzende gerçek

kalkınmadan söz etmek mümkün değildir.

Bugün ülkemizin en önemli sorunlarından biri, gelir dağılımındaki adaletsizliğin

her geçen gün daha da derinleşmesidir. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve

alım gücündeki gerileme en ağır yükü dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın

omuzlarına yüklemektedir. Çalışanlar, emekliler, çiftçiler, küçük esnaf ve gençler,

artan yaşam maliyetleri karşısında her geçen gün daha fazla zorlanmaktadır.

Gelir dağılımındaki bozulma yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Aynı zamanda

sosyal adaleti, fırsat eşitliğini, aile yapısını ve toplumsal huzuru doğrudan

etkileyen önemli bir sorundur. Bir tarafta servet ve gelir belirli kesimlerde

yoğunlaşırken, diğer tarafta milyonlarca vatandaşımız temel ihtiyaçlarını

karşılamakta güçlük çekmektedir. Yoksulluğunun yaygınlaşması, çocukların

eğitim imkânlarından yeterince yararlanamaması ve gençlerin gelecek kaygısıyla

yaşaması, bu adaletsiz tablonun en somut göstergeleridir.

Saadet Partisi olarak biz, ekonomik kalkınmanın yalnızca büyüme rakamlarıyla

değil, vatandaşlarımızın yaşam kalitesi, alım gücü ve sosyal refahıyla ölçülmesi

gerektiğine inanıyoruz. Ekonominin merkezinde insanın yer aldığı, üretimin

desteklendiği, emeğin hakkının korunduğu ve herkesin insanca yaşayabileceği

bir düzenin mümkün olduğuna inanıyoruz.

Milli Görüş hareketi, yıllardır adil bir ekonomik düzenin gerekliliğini savunmaktadır.

Bizim anlayışımızda ekonomi, belirli bir kesimin zenginleşmesine değil; milletin

tamamının refahına hizmet etmelidir. Üretimin, istihdamın ve paylaşımın esas

alındığı; faiz, rant ve spekülasyon yerine yatırımın, sanayinin, tarımın ve emeğin

SOSYAL GÜNDEM ANALIZ RAP O RU

desteklendiği bir ekonomik model, gelir adaletinin sağlanmasının temel şartıdır.

Türkiye'nin ihtiyacı, günü kurtaran geçici tedbirler değil; üretimi artıran, istihdamı

güçlendiren, vergide adaleti sağlayan, bölgesel kalkınmayı destekleyen ve sosyal

devlet anlayışını güçlendiren kalıcı politikalardır. Çiftçinin üretmeye, sanayicinin

yatırım yapmaya, esnafın ayakta kalmaya, gençlerin umutla geleceğe bakmaya

ihtiyacı vardır.

Saadet Partisi olarak inanıyoruz ki; güçlü devlet ancak güçlü milletle mümkündür.

Güçlü millet ise ancak adil gelir dağılımı, sosyal adalet ve fırsat eşitliği ile inşa

edilebilir. Hiç kimsenin kendisini dışlanmış hissetmediği, emeğin değer gördüğü

ve herkesin alın terinin karşılığını alabildiği bir Türkiye mümkündür.

Biz, Milli Görüş'ün "Adil Düzen" vizyonuyla; üreten, paylaşan ve adaleti esas alan

bir ekonomik anlayışın ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacağına inanıyoruz.

Gelirde adaletin sağlandığı, yoksulluğun değil refahın paylaşıldığı bir Türkiye için

çalışmaya ve çözüm üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz dedi.

Benzer Videolar